More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Melih Bayram DedePhotosProfileFriendsBlog Tools Explore the Spaces community

Blog

January 26

TV Net'te yayınlanan TechnoLogic programının 25a bölümü

 

TV Net'te yayınlanan TechnoLogic programının 25a bölümü:

TechnoLogic 25a

   
Video: TechnoLogic 25a

Teknoloji önderi Bill Gates’ten yeni açılım: Klavye ve fare tarih olacak!
Dünya devi Yahoo gözünü cep telefonlarına dikti
Sosyalleşme internete taşındı, sosyal ağlar çığ gibi büyüyor
Google, mahremiyeti ihlal mi ediyor?
Web 2.0 ve blog nedir? Arda Kutsal’a sorduk, sizler için cevapladı!
İnternette yeni çılgınlık Twitter.com: Şimdi ne yapıyorsak onu paylaşıyoruz!
Fotoğraflarınızı internette arşivlemeye ne dersiniz?
İkinci dünya savaşını akışını değiştirmek sizin elinizde!
Verilerinizi güvenle taşıyacağınız Smart Media Player,
Anılarınızı kablosuz ağ ile renkli olarak basabileceğiniz HP 7280C PhotoSmart Yazıcı
ve anılarınızı kayda geçirmek için Canon Ixus 75 Fotoğraf makinası…
Hepsi birazdan TechnoLogic’te!

December 19

Turkcell’in düştüğü hazin durum

GSM sektöründeki hakim konumunu kaybetmemek için, numara taşınabilirliğiyle ilgili yönetmeliğin durdurulması ve iptali amacıyla Rekabet Kurumu’na başvuran ve numara taşınabilirliğinin gecikmesini sağlayan Turkcell, ardından konunun Danıştay’a kadar gitmesine neden olmuştu.

Danıştay 13. Ceza Dairesi ise, Turkcell’in Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açtığı davayı reddetmişti. Bu karar sonrasında bile Turkcell, ısrarlı tavrını sürdürmeye devam etmiş, bunu bir ara karar olduğunu, daha kesin kararın verilmediğini belirtmişti. Turkcell, daha sonra nasıl olmuşsa, numara taşınabilirliğinini engelleme çabasına son vereceğini ima eden bir açıklama yapmıştı.

Tüm bunlar olurken, numara taşınabilirliğinin uygulanabilmesi için, tüm GSM operatörlerinin abonelerine dağıttığı numaraların ortak bir veritabanında toplanması ve tüm GSM aboneleri tarafından paylaşılabilmesi ihtiyacı sonucu başlatılan ‘numara taşınabilirliği veritabanı’ sistemine ilk başta destek veren Turkcell, bu projeden de çekilerek, tavrını göstermişti. Şu an itibariyle Turkcell’in desteği olmadan Avea ve Vodafone’un 4 milyon dolarlık masrafı üstlenmesiyle, GSM abonelerine numaraları değişmeden istediği operatörden hizmet almasını sağlayacak, bir anlamda onları özgürleştirecek numara taşınabilirliği veritabanı tamamlanmaya çalışılıyor.

Ortaya çıkan tabloda Turkcell, müşterinin lehine olabilecek numara taşınabilirliği uygulamasının şiddetle karşısında duran, bu amaçla mahkeme kapılarından medet uman, bu davaya bağlantılı olarak 3G ihalesinin de iptal edilmesine neden olan, müşteri dostu olmayan bir şirket durumuna düştü. Tablo oldukça hazin!

December 08

Süreyya Ciliv, Bill Gates’in izinde

Cep telefonu abonelerinin, numaraları değişmeden istediği operatörden hizmet almasının önünü açacak olan Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’ni mahkeme kapılarına taşıyan ve aboneyi ‘rehin alma’ yönünde tavır gösteren Turkcell’e mahkeme nihayet ‘dur’ dedi. Danıştay 13. Dairesi, Turkcell’in Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açtığı davayı reddetti ve bu komik oyunda bir perde daha kapandı.

Türkiye’nin en büyük mobil operatörü Turkcell, liderliğine sekte vuracağına inandığı, Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Telekomünikasyon Kurumu aleyhine Danıştay 13′üncü Dairesi’nde 1 Şubat’ta dava açmış, bu dava süreci içinde yapılan Üçüncü Nesil Mobil İletişim Sistemleri (3G) ihalesine ise diğer operatörler bu davayı gerekçe göstererek katılmamıştı. Özetle Turkcell, numara taşınmadan 3G’ye geçilmesini umarak liderliğini pekiştirmeyi ummuştu!

Konuyla ilgili, 9.4.2007 tarihli Yeni Şafak’ta “Aboneyi mahkûm etmek size yakışmaz” başlıklı bir yazı kaleme almış ve Turkcell’in yanlış yolda olduğunu dile getirmiştim. Son olarak Ankara’da bir etkinlikte karşılaştığım, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv’e ‘numara taşınabilirliği’nin akıbetinin ne olacağını sorduğumda, kaçak güreşmiş ve “Onu size sormak lazım!” gibi yersiz bir cevap vermişti. Üzülerek ifade etmeliyim ki, bu durumu ‘iyi niyetli bir tutum’ olarak algılamıyorum.

Turkcell’in tutumu hakkında fikir verecek bir bilgiyi de buraya kaydetmek gerek! Numara taşınabilirliği için tüm mobil operatörlerin abonelerine dağıttığı numaraları bulunduracak ve tüm operatörlerin paylaşımına açacak ortak bir veritabanı kurulması gerekiyor. Bu projeyi de Sun Microsystems yürütüyor. Proje için başlangıçta diğer operatörler gibi maddi destek sağlayan ve destekleyen Turkcell, sonradan yine yan çizdi ve projeye maddi destek vermekten kaçındı. Bunu da bir kenara yazmış olalım!

Şimdi ne olacak? Artık mahkeme de kararını verdiğine göre, numara taşılabilirliği -Turkcell istemese de- yürürlüğe girecek. Yönetmeliğe göre, operatörler, kurum tarafından merkezi referans veri tabanının kurulduğu tarihin işletmecilere bildirilmesinin ardından, 6 ay içerisinde mobil numara taşınabilirliğini, 12 ay içerisinde ise coğrafi numara taşınabilirliği ile coğrafi olmayan numara taşınabilirliğini uygulamaya geçirmek zorunda. Tabi bu arada Turkcell, kendisine zaman kazandıracak bir mazeret bulup, yeni bir dava açmazsa!

Microsoft Türkiye, ardından da Amerika’da Microsoft merkezinde üst düzey yöneticilik yapan Süreyya Ciliv, Turkcell Genel Müdürü olduğunda, bir basın toplantısı düzenlenmiş, ben de o toplantının davetlileri arasında yer almıştım. Hemen hemen tüm basında Süreyya Bey’in (haklı olarak) ne kadar başarılı bir yönetici olduğu yazıldı ve Turkcell’in başına ‘talih kuşu’ konduğu gibi bir hava estirildi. Ben ise o toplantıdaki izlenimlerimi “Turkcell’de agresif dönem” başlığıyla kaleme almıştım!

Genel olarak bakıldığında Turkcell, Süreyya Ciliv yönetiminde daha da büyüdü. Rakamsal olarak büyük bir ilerleme kaydedildi. Bunun büyük bir başarı olduğu yadsınamaz. Ancak Ciliv’in Microsoft’un rakiplerini bitirmeye yönelik ‘ağır’ stratejilerini Turkcell’de uyguladığı izlenimine kapılıyorum. Numara taşınabilirliği vakası buna ciddi bir örnek. Elbette ortada Netscape, ICQ, Real Player gibi lokma lokma götürülecek rakipler ve bunlara alternatif yazılımlarını entegre edeceği bir Windows yok elinde. Böyle olmasına rağmen, Turkcell, numara taşınabilirliğini mahkemeye götürebildi. Ciliv’i çok heyecanlandıran 3G yılan hikayesine döndü! Bilin bakalım, kimin sayesinde?

November 05

Levant'ten Google'a müdür geldi!

levantcb57088fcb5707d6by

Google Türkiye, bir süredir mahrum kaldığı genel müdürüne sonunda kavuştu. Şirketin Türkiye operasyonlarının başına Sun Microsystems'tan transfer edilen Bülent Hiçsönmez atandı.

Google Türkiye'den konuyla ilgili yapılan açıklamada, Hiçsönmez'in ülke müdürü olarak Google'ın Türkiye'deki reklamcılık ve online uygulamaları ile ilgili faaliyetlerinden ve şirketin bölgedeki stratejik ortaklıklarını geliştirmekten sorumlu olacağı belirtildi.
Her şey buraya kadar güzel. Ancak benim dikkatimi, Hiçsönmez'i tanıtan metinde, kendisinin son üç yıldaki görev yerinin tanımlanış biçimi çekti. Açıklamaya göre, Hiçsönmez, 'Sun'daki görevinin son üç yılında Mısır, Levant ve Kuzey Afrika (Leena) Bölgesinin Genel Müdürü' olarak görev almıştı.
Burada size de garip gelen bir şey yok mu? Mısır'ı anladık! Peki Hiçsönmez'in daha önce sorumlu olduğu Levant neresiydi?
Özgür ansiklopedi Vikipedi'den öğreniyoruz ki, Levant bölgesi, İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye, Filistin Kara toprağı ve Sina Yarımadası'ndan oluşuyor.
Levant, tam kesin olmayan coğrafik bir terim. Tarihsel olarak Toros Dağları'nın güneyindeki Orta Doğu'da geniş bir alana referans olarak kabul ediliyor. Levant bölgesi, batıda Akdeniz ile sınır olup, kuzeyde Arabistan Çölü ve doğuda yukarıda Mezopotamya'yı içeriyor.
Levant kelimesinin kökü, 'Levanten'den geliyor. Levant terimi ilk defa İngilizce'de 1497 yılında kullanılmış. Orijinal olarak geniş anlamda, Venedik'in Akdeniz doğu toprağı olarak kullanıldığı bilgisine ulaşıyorum. Asıl kökü ise, Fransızca Levant kelimesinden geliyor.
Kaldıraç kavramıyle ilgili olduğu; İngilizce'de 'to raise', Arapça'da Mashriq (güneşin yükseldiği toprak) olarak kullanıldığı yine bilgiler arasında. Bu sözcük 16. yüzyılda İngilizce'de geçerli hale gelmiş. İlk İngiliz tüccarların bölgede iş yapmaya cesaret etmeye başlamasıyla, İngiliz gemileri 1570 yılında Akdeniz'de görünmüş ve bir İngiliz şirketi, 1579 yılında Osmanlı Sultanı ile kapitülasyonu imzalamış.
Levantan ismi eksel olarak İtalyan insanı (özellikle Venedik ve Cenevizli) Fransız veya diğer Avrupa-Akdeniz orijinli insanlara karşılık gelir; ki bunlar Türkiye'de veya doğu Akdeniz sahilinde, Haçlı seferleri, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden beri yaşayan insanlardır.
Onların çoğunluğunun Akdeniz Deniz Cumhuriyetleri'nden (Venedik Cumhuriyeti, Ceneviz Cumhuriyeti ve Dubrovnik Cumhuriyeti gibi) tüccarların torunları veya Haçlı seferleri devletlerinin yerleşenlerinden olduğu kayıtlarda mevcut. Özellikle Türkiye ve Lübnan'daki Fransız Levantenleri buna örnek gösteriliyor. Levantenler yaşamlarını İstanbul'da, çoğunlukla Galata, Beyoğlu ve Nişantaşı, Şişli bölgeleri ve İzmir'de çoğunlukla da Bornova, Buca'da sürdürürler.
1920 ile 1946 yılları arasında Fransız mandası altındaki Suriye ve Lübnan, Levant devletler olarak isimlendiriliyordu. Ebla, Mari ve Ugarit'te önemli pek çok kazının yapıldığı o zamanda bu terim arkeolojide genel hale geldi. Bu siteler Mezopotamya, Kuzey Afrika, Arabistan olarak sınıflandıralamadığından önce, Levantine olarak adlandırılıyordu. Bugün Levant tipik olarak arkeloglar ve tarihçiler tarafından Haçlı seferleri tartışıldığında tarih öncesi, antikçağ ve bölgenin ortaçağ tarihine referans olarak kullanılıyor. Sözcük ayrıca arasıra, modern veya çağdaş olaylara, insanlara, devletlere, aynı bölgedeki devlet kısımlarına, İsrail, Lübnan, Suriye ve Filistin Kara toprağına referans olarak kullanılır.
Google Türkiye'nin yeni genel müdürü Bülent Hiçsönmez, gelişiyle birlikte bize tarihe uzun bir yolculuk yaptırmış oldu. Levant bölgesi neresidir, öğrenmiş olduk. Ancak ben hala merak etmekteyim; Google, ülke adları, (EMEA bölgesi gibi) bölge adları dururken, neden Levant gibi terimler kullanır?
October 31

Google, Facebook’a karşı bir orduyla geliyor

Dünyanın en popüler sosyalleşme sitesi Facebook’a ortak olma yarışını kaybeden Google, Facebok’u bitirmek için büyük bir atağa hazırlanıyor.
 
İnternetteki sosyal ağlar üzerinde birinci dünya savaşı başlıyor. Geçtiğimiz hafta, yüzde 1,6 hissesini yazılım devi Microsoft’a 240 milyon dolara satan Facebook’a karşı Google, devasa bir sermaye gücüyle yüklenmeye hazırlanıyor. Bu savaşta, 15 milyar dolar değere sahip Facebook ile, yaklaşık 300 milyar dolara sahip Google ve işbirlikçileri karşı karşıya gelecek. Yapılan tahminlere göre, bu savaşta Facebook, ağır yara alacak ve kullanıcıların önemli bir bölümü Google cephesine geçecek.
 
FACEBOOK’A 240 MİLYON DOLAR
 
Dünyaca ünlü yazılım şirketi Microsoft, geçtiğimiz hafta 240 milyon dolar karşılığında, Facebook hisselerinin yüzde 1,6’sını satın almıştı. Bu satınalmayla Facebook’un piyasa değerinin 15 milyar dolar olduğu tescillenmişti. Bu satınalma sonucu devredışı kalan ve ‘B’ planını devreye sokan Google, yeni iş ortaklarıyla işbirliği yaparak, sosyalleşme siteleri alanında Facebook’tan öne geçmek için hamle yaptı.

FACEBOOK’A KARŞI BİR ORDU ÇIKIYOR
 
Facebook hisselerini Microsoft’a kaptıran Google, birçok şirketle işbirliği yaparak OpenSocial adlı bir sosyalleşme ağı kuruyor. Facebook’a karşı kıyasıya rekabet edecek olan OpenSocial adlı sosyal ağ sitesi, Orkut, Salesforce, LinkedIn, Ning, Hi5, Plaxo, Friendster, Viadeo ve Oracle hizmetlerinin bir çatı altında toplanmasından oluşacak ve Google üyelik hesapları üzerinden çalışacak. Çok sayıda hizmeti bir çatıda topladığı için, sosyal ağ alanında büyük bir devrim olarak kabul edilen OpenSocial’in detayları bugün açıklanacak.
October 11

Bilgisayarın yeni şekli: MiniBIG

Masaüstü bilgisayar, dizüstü bilgisayar, cep bilgisayarı derken; Beko, MiniBIG adlı farklı bir taşınabilir bilgisayar konsepti geliştirdi. Bilgisayarın yeni şekli MiniBIG'e gelin yakından bakalım!

Beko'nun uzun süredir www.minibig.net adresinden gizemli bir ürün olarak duyurduğu ve bu gizemli ürünün ne olduğu hakkında yarışma düzenlediği MiniBIG sonunda ortaya çıktı. Yarışma süresinde pek çok site ve forumda ürünün yabancı teknoloji şirketlerinin yeni bir ürünü olduğu, PlayStation ya da XBox gibi bir oyun makinesi mi olduğu yönünde pek çok tahmin yapıldı.

FARKLI BİR BİLGİSAYAR

Sonunda anlaşıldı ki, MiniBIG, multimedya klavye seti ve uzaktan kumandası bulunan minik bir ekransız bilgisayar. DVI veya VGA bağlantısı kullanılarak LCD ya da Plazma TV'ye bağlantı yapılarak kullanılan MiniBIG, bu anlamda ilk ürün olmasa da dikkate değer seçeneklerden biri olarak karşımızda duruyor. MiniBIG'de, 1 DVH, AVI-IN port, 1 TV-out, 4 USB 2.0 port ve video kamera girişi için 1 IEEE 1394 yuvası bulunuyor.

TEKNİK ÖZELLİKLER

Üzerindeki esrar perdesi aralanan MiniBIG, Microsoft Vista Premium işletim sisteminin performansını sunan bir bilgisayar. Güçlü bir Intel Core2Duo işlemci kullanan ve Wireless LAN kablosuz ağ desteğiyle gelen MiniBIG, 120 GB gibi geniş kapasiteli sabit diske sahip. DVD yazıcı-okuyucusu bulunan üründe, 1GB'lık 667MHz'lik veriyolunu kullanan RAM bulunuyor. 224 MB'lık ekran kartı bulunan ürünle birlikte, Micsosoft Office'in 60 günlük deneme sürümü de yer alıyor.

SIRT ÇANTASIYLA GELİYOR

Şu sıralar televizyonlarda yayınlanan reklamlarında, taşınabilir ve boyut olarak küçük olmasının özellikle vurgulandığı MiniBIG, özel sırt çantasıyla birlikte satılıyor. Sadece 1,5 kilogram ağırlığındaki MiniBIG'in V1 modeli 1.399 YTL, V2 modeli ise 1.888 YTL'den satılıyor. V2 modelinde karasal yayınlara uygun bir TV kartı bulunuyor

http://www.minibig.net

September 23

Brezilya sözlüğüne giren Türk ismi

Newsweek dergisi, Türk bilgisayar mühendisi Orkut Büyükökten’in (32) kurduğu arkadaşlık sitesine yer verdi. Siteyle Brezilyalıların gönlünü fetheden Orkut, bu yıl gittiği Brezilya’da ulusal kahraman gibi karşılandı.

Orkut.com’un şu an 44 milyon üyesi bulunuyor, bunların yüzde 57’si de Brezilyalılar’dan oluşuyor. Google’da çalışırken siteyi kuran Orkut’un Brezilya’da yakaladığı bu üye sayısı gerçekten de bir mucize. Çünkü Brezilya’da internet kullanımı oldukça düşük. Orkut’un keşfettiği bir başka gerçek de Brezilyalıların arkadaşlık sitelerine en fazla ilgi duyan millet olmak yolunda ilerledikleri.

Kurduğu siteyle Brezilyalı gençlerin yakından tanıdığı bir marka haline gelen Orkut’un adının ‘arkadaşlık sitesi’ anlamını karşılayan kelime olarak sözlükte yer alacağı da tahmin ediliyor.  

IBM’den ücretsiz ofis yazılımı

Dünyaca ünlü teknoloji devi IBM, Microsoft’un Office yazılımına alternatif olan IBM Lotus Symphony’yi ücretsiz olarak kullanıma açtı. IBM Lotus Symphony, Microsoft’un Word, Excel, Power Point yazılımlarını tüm işlevlerine sahip. IBM Lotus Symphony’yi aşağıdaki adresten indirebilirsiniz:

http://symphony.lotus.com/software/lotus/symphony/home.jspa 

OQO, gücünü VIA’dan alıyor

Dünyanın en küçük boyutlu tam fonksiyonlu Windows Vista PC’si olan OQO’nun ödüllü ‘model 02′ ürün ailesine eklenen en yeni modeli, gücünü 1.6 GHz VIA C7-M ULV işlemciden alıyor.

Lider yenilikçi ve silikon yonga teknolojileriyle PC platform çözümleri geliştiricisi VIA Technologies, Inc, 1.6 GHz VIA C7-M ULV işlemciyi kullanan ilk cihazın, OQO’nun ödüllü model 02 ürün ailesine eklenen son model olduğunu açıkladı. Dünyanın en küçük boyutlu tam fonksiyonlu Windows Vista PC’si olan OQO model 02 güncellenerek daha yüksek hızda çalışan işlemciyle donatıldı ve performansı daha da yükseldi. Bu sayede mobil profesyonellerinin her zaman ve her yerde daha üretken olmalarına olanak tanıyor.

OQO model 02, daha hızlı işlemci dışında aynı zamanda 1.4 Mbps veri akışı, geliştirilmiş yükleme hızı ve düşük gecikme değerleri sunan ‘EVDO Rev.A’ yüksek hızlı kablosuz veri aktarım standardı gibi seçenekler içeriyor. Güncelleme, diğer yandan 120 GB’a varan iyileştirilmiş depolama kapasitesi ve SSD (katı durum sürücü) seçeneği de sunuyor.

VIA Technologies, Inc. Kurumsal Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Richard Brown, “OQO’nun model 02 bilgisayarda 1.6 GHz VIA C7-M ULV işlemciyi kullanmasından dolayı memnuniyet duyuyoruz. Bu durum, hızla gelişen UMD pazarına yönelik son teknolojik platformlar geliştirme konusunda liderliğimizi ispatlayan bir kanıt” yorumunu yaptı.

OQO’da Uluslararası Anlaşmalar ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Bob Rosin ise; “Ultra mobil cihazlarda performans çıtasını bir kez daha yükseltmeyi başardık. Yeni model 02, daha hızlı işlemcisi, artırılmış depolama kapasitesi, SSD seçeneği ve geliştirilmiş kablosuz bağlantı kapasitesiyle, nereye giderlerse gitsinler tüm bilgilerine, uygulamalarına ve internete erişmek isteyen mobil profesyoneller için mükemmel seçenek halini alıyor” açıklamasında bulundu.

OQO’nun CEO’su Dennis Moore ve Başkan Yardımcısı Bob Rosin arasında geçen yeni OQO model 02 ile ilgili konuşmayı izlemek için Ultra Mobile Life internet sitesini ziyaret edebilirsiniz:

http://www.ultramobilelife.com/index.php?option=com_content&task=view&id=496

VIA C7-M Ultra Mobil Platformu nedir?

VIA’nın düşük güç tüketimli çekirdek tasarımı, uç seviyede minyatürleştirme ve geniş aralıklı bütünleşik özellikler, VIA Ultra Mobil Platformu’nu ve VIA C7-M ULV işlemciyi, tam PC fonksiyonelliği ve eksiksiz internet deneyimi sunabilen yeni nesil Ultra Mobil Cihazlar için bir numaralı seçenek haline getirdi.

VIA C7-M Ultra Mobil Platformu, küçük form faktörlü Ultra Mobil Cihazlar (UMD) için özel olarak tasarlanmış olan düşük güç tüketimli VIA C7-M ULV x86 işlemciyi temel alıyor. VIA C7-M ULV işlemciyse VIA CoolStream mimarisini temel alıyor ve gelişmiş 90 nm tekniğiyle 21 x 21 mm boyutlu düşük profil nanoBGA2 paketleme sistemiyle üretiliyor. VIA C7-M ULV işlemcilerin farklı modellerinde çalışma hızları 1.0 ? 1.6 GHz arasında değişiyor olsa da en yüksek termal tasarım gücü (TDP) sadece 3.5 Watt ve bekleme konumu tüketimi 0.1 Watt olduğundan eşsiz batarya ömrü sağlıyor. Bu özellik, tasarımların çok büyük oranda hafiflemesini, küçülmesini ve incelmesini sağlayan yüksek oranlı bütünleşik ve aynı zamanda enerji verimi yüksek birleşik yongaseti sayesinde elde ediliyor.

VIA C7-M Ultra Mobil Platformu ve UMD çalışma ortaklarının ürünleriyle ilgili daha fazla bilgi için:
http://www.via.com.tw/en/products/ultra_mobile

OQO model 02 nedir?

Merkezi San Francisco, California’da bulunan OQO, Inc. aralarında 2007 yılında tanıtılmış olan ultra-küçük, güçlü, ergonomik ve bağlanabilir model 02′nin bulunduğu ses getiren ürünlerle mobil iletişimi yeniden tanımladı. OQO model 02, Windows XP ya da Vista işletim sistemini çalıştırabilen, gömülü EV-DO kablosuz geniş band yeterliliği olan ve ödüllü tasarım içeren, cepte taşınabilir, aksesuar destekli yapılı, mobil bireylere ya da iş güçlerine her zaman, her yerde üretkenlik olanağı sunan tam fonksiyonlu bir bilgisayar olarak tanımlanabilir.

VIA Technologies’in merkezi Tayvan’da

VIA Technologies, Inc. pazarın önde gelen core logic yonga setleri, düşük enerji gerektiren x86 işlemciler, ileri bağlanabilirlik, multimedia ve networking silikon ile PC ve ilgili sektör pazarlarında sistem yenilemede öncü her türlü platform çözümleri tedarikçisidir. Merkezi Taipei, Tayvan’da bulunan VIA’nın global ağı ABD, Avrupa ve Asya’nın ileri teknoloji merkezlerini birbirine bağlar. Müşterileri arasında dünyanın en büyük OEMleri, anakart satıcıları ve sistem entegratörleri bulunur.

http://www.via.com.tw  

Kişiye özel saldırılar artıyor

IBM Internet Security Systems’in (ISS) ar-ge ve istihbarat birimi X-Force’un 2007 yarı yıl raporunda, kişiye özel online saldırıların arttığı bildirildi.
X-Force raporunda, 6 ayda tanımlanan ve analiz edilen yeni kötü niyetli yazılım örneği sayısının 210 binden fazla ve bu sayının, geçen yılın tamamında gözlemelenen kötü niyetli yazılım sayısından daha çok olduğu belirtildi.

2007′de saldırı hizmetleri endüstrisinin güçlenerek büyümeye devam ettiği bildirilen raporda, şöyle denildi:

?2006 yılı X-Force raporunda, saldırı hizmeti tedarikçilerinin, yer altı piyasasından aldıkları saldırı kodlarını korsanlara karşı kriptolayarak/şifreleyerek yüksek fiyatlarla spam dağıtıcılarına sattıklarına işaret ediliyordu. 2007 yılında ise tedarikçiler repertuvarlarına, saldırı kiralama hizmetini de eklediler. Artık saldırı kiralayarak daha düşük bir başlangıç yatırımı ile saldırı teknikleri test edilebiliyor ki; bu da yer altı piyasasını sanal saldırganlar için daha çekici bir seçenek haline getiriyor.?

Raporda, ‘Downloaders’ adı verilen ve daha sonra çok daha zararlı yüklemelerin kapısını açmak üzere kendini bilgisayara yükleyen düşük tehdit etkili programların en yaygın kategori olduğu 2006 yılının aksine, bu yıl Truva atlarının (yasal gibi görünen ama aslında kötü niyetli yazılım olan dosyalar) yüzde 28′lik pay ile kötü niyetli yazılımların en hacimli kategorisini oluşturduğu ifade edildi. İmza tabanlı girişlerin tespiti ve önlenmesini sağlayan ürünlere karşılık ortaya çıkan kamuflaj kullanımının 2007 yılında da artmaya devam ettiği belirtilen raporda, geçen yıl tarayıcıları etkileyecek zararlı materyal içeren web sitelerinin yüzde 50’sinin saldırılarını kamufle ettikleri, bu yılın ilk yarısında ise bu oranın yüzde 80′e ulaştığı kaydedildi.

X-Force raporunda, 2006′nın ilk yarısı ile kıyaslandığında bu yıl ortaya çıkarılan genel güvenlik açığı sayısında az da olsa azalma gerçekleştiği ifade edilerek, bu yılın ilk 6 ayında yüzde 3,3 oranında bir azalma ile toplam 3 bin 273 yeni güvenlik açığı yakalandığı, bu durumun 1997 yılında oluşturulan X-Force güvenlik açıkları veri tabanı tarihinde bir ilk olduğu vurgulandı.

Söz konusu genel azalma oranına rağmen, yüksek etkili güvenlik açıklarının yüzde 16′dan yüzde 21′e yükseldiği kaydedilen raporda, ilk kez spam mesajlarının boyutunda, özellikle görüntülü spam’larda azalma yaşandığı, ilk yarı yıldaki görüntü tabanlı spam oranının, 2006′nın ilk 6 ay oranı olan yüzde 30′a gerilediği, geçen yılın sonunda bu oranın yüzde 40′lardan fazla olduğu belirtildi.

X-Force raporunda yer alan bazı istatistikler şöyle:

“İlk yarı yılın en yoğun ayı, yakalanan 600 güvenlik açığı ile Ocak oldu. İspanya, Güney Kore’nin yerini alarak en fazla yemleme e-postasının kaynağı oldu. 2006 yılında güvenlik açıklarının yüzde 88′i uzaktan gerçekleştirilmişken, bu oran bu yılın ilk yarısında yüzde 90′a çıktı. Saldırganın bilgisayara giriş hakkı elde ettiği güvenlik açıkları ise yüzde 1′lik artış göstererek yüzde 51,6′ya yükseldi. Hali hazırda internet ortamının yüzde 10′u pornografi, suç, sapkın materyaller gibi istenmeyen içeriklerden oluşuyor.”

Raporda, X-Force’nin 2007′nin kalan yarısı ve 2008 için beklentilerinin, ortaya çıkan güvenlik açıklarındaki azalmanın devam edeceği, Truva atı gibi kişiye özel saldırılarda artış gözlemleneceği ve web tabanlı tehditlerde kullanılan kamuflaj kullanımının devam edeceği yönünde olduğu belirtildi.  

Microsoft, kaynak kodlarını açıyor

Microsoft Türkiye, eğitim ve araştırmalarında yararlanmaları için windows işletim sistemi çekirdeğini, kaynak kodları ile birlikte akademisyenlerin kullanımına sunacak.

Microsoft’un ABD’deki merkezinden WAP Program Müdürü Arkady Retik, bunu mümkün kılacak Windows Akademik Programı’nı (WAP) İstanbul’da düzenlenen bir seminerle tanıttı.

Retik, WAP’ın Microsoft tarafından geliştirildiğini ve programın akademik dünyaya eğitim ve araştırma amaçlı sunulduğunu belirterek, özellikle öğretim üyelerine ders ve araştırma projelerinde programın kapsadığı üç elementten faydalanma imkanı sunduğunu söyledi. Retik, bu üç elementten birinin, ders içeriğindeki sunum dosyalarından öğrencilere verilebilecek ödevlere, örnek projelere kadar hazır materyaller içerdiğini ifade ederek, diğer elementleri, kaynak kodun eğitim araştırma amaçlı kullanılması ve bilgisayar dışında deneysel bir ortamın sağlanması olarak sıraladı.

Microsoft olarak kişilerin kendi potansiyellerini keşfedebilecekleri çalışmaları ortaya koyabilecek yazılım geliştirdiklerini dile getiren Retik, asıl işleri eğitim olmadığı için eğitimle ilgili programı ortaya koyarken üniversitelerle çok yakın çalışmalar yaptıklarını aktardı. Retik, dünya çapında 30 üniversiteden bu alanda uzman danışmanlarla çalıştıklarını kaydederek, Windows Akademik Programını 2006 Haziranında tüm dünyaya açtıklarını söyledi.

Türkiye’de de akademisyenlere yönelik farklı çalışmalar yaptıklarını ifade eder Retik, üniversitelerle bu programı kullanmaları için ilk kez böyle bir çalışma gerçekleştirdiklerini anlattı.

KODLARIN BELİRLİ KISMI LİSANS ANLAŞMASI İLE VERİLECEK

Verilen bilgiye göre uygulama, Windows İşletim Sistemi çekirdeğini kaynak kodları ile beraber akademik çalışmalara açıyor. WAP sayesinde akademisyenler, Windows İşletim sisteminin çekirdek kodlarını alarak Windows platformu ile çalışabiliyor. Ayrıca WAP ile platform etrafında ders geliştirilmesine teknik ve içerik desteği sağlanabiliyor.

WAP programının bir özelliği de akademik dünyaya yönelik diğer eğitim çalışmalarında olduğu gibi, üniversitelerce yapılan çalışmaların yine tüm dünyadan akademisyenlere açık bir portal üzerinden paylaşılmasına olanak sağlaması. ‘Faculty Connection’ adı verilen portalda, örnek müfredatlar ve bilgiler paylaşılıyor. WAP programının Türkiye’de de yaygınlaşması için Türk akademisyenlerin portala üye olabileceği ifade edildi.

Kodların sadece belirli bir kısmının yine sadece akademisyenlere belli şartlar kapsamında verileceği, kodların amaç dışı kullanımı halinde hukuki yaptırımların söz konusu olacağı öğrenildi.

New York Times artık ücretsiz

ABD’nin köklü gazetelerinden New York Times, erişimi ücretli olan makalelerini artık ücretsiz olarak yayımlama kararı aldı. Gazete yeni uygulamaya internet reklamlarından gelecek potansiyel gelirin daha büyük olması nedeniyle geçti.

‘TimesSelect’ adlı eski sistemde, bazı popüler yazarların yazılarını okumak için yıllık 49.95 ya da aylık 7.95 dolar ücret ödenmesi gerekiyordu.

Şimdiyse 1851-1922 yıllarındaki ve 1987′den günümüze gelen arşiv de dahil olmak üzere, sistemin tümüne erişim ücretsiz olacak. 1923′le 1986 yılları arasındaki arşivdeyse bazı kısımlar hâlâ ücretli.

Zapmedya 13 milyon dolara satıldı

İnternet reklamcılığı konusunda ülkemizde pazar lideri konumunda olan Zapmedya’nın yüzde 70′ni İngiliz reklam ve pazarlama şirketi International Marketing and Sales Group, 13 milyon dolara satın aldı.

2000 yılında kurulan interaktif reklam pazarlama şirketi Zapmedya’nın, IMSG’ye satışı ve ödemesi 2007 sonunda ve 2 aşamada gerçekleşecek. Bu birleşme sayesinde gücünü yurtdışında da ispatlayacak olan Zapmedya, internet reklamcılığı kapsamında online medya planlama ve yaratıcı projelerle faaliyetini sürdürmektedir.

IMSG’nin bu satın alma ile hızlı büyüyen Türkiye pazarındaki varlığını güçlendirmeyi hedeflediğini belirten IMSG Yönetim Kurulu Başkanı Gregory Thain, konuyla ilgili olarak “Zapmedya’nın satın alınmasıyla gelişmekte olan piyasalardaki büyüme hedeflerimizin gerçekleştirilmesi konusunda büyük bir adım attık. Zapmedya’nın Türkiye’deki başarısı ve deneyimini IMSG bünyesine katmaktan son derece memnunuz” dedi.

Zapmedya, Bülent Boytorun tarafından kurulduğundan bu yana, 500′ü aşkın kuruluşa Online Reklam konusunda hizmet vermiştir. 2006 yılı sonu itibarıyla 12 milyon dolarlık cirosu ile internet reklamcılığı alanında pazar liderliğini sürdürüyor.

Online Medya Planlama ve Satın Alma konusunda faaliyet gösteren Zap Medya’nın bünyesinde kurulu olan Bezoone şirketi ise interaktif ajans hizmeti, web sitesi içerik yönetimi ve kreatif hizmetler vermektedir. Zap Medya ve Bezoone bünyesinde yaklaşık 50 kişi çalışıyor.

Zapmedya’nın Başkanı Bülent Boytorun da, “IMSG’nin bir parçası olmaktan son derece mutluyuz. Bu yeni satın alma, şirketimizin Türkiye pazarındaki gücünü artırmakla kalmayacak, yeni piyasalarda güçlü ve cazip imkanlar yaratacak” dedi.

Zapmedya’yı satın almak üzere anlaşma imzalayan IMSG ise 1996 yılında halen şirketin başkanlığını yürüten Gregory Thain tarafından kuruldu. İngiltere yanında gelişmekte olan piyasalara önem veren IMSG’nin bu ülkelerde 21 ofisi bulunuyor. IMSG’nin ofisinin bulunduğu kentler arasında Moskova, Almatı, Astana, Duşanbe, Yeni Delhi, Kalküta, Bangalor, Haydarabad ve Budapeşte yer alıyor.  

Mynet’te kaptan köşkü Sabire Ercan’ın

Mynet A.Ş’de İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Sabire Ercan, Mynet AŞ Genel Müdürlüğü’ne atandı.
Temmuz 2000′den bu yana Mynet’te görev yapan Sabire Ercan, en son İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Ercan, daha önce şirkette pazarlama, satış, ürün geliştirme, araştırma, müşteri hizmetleri birimlerinin kurulması ve yöneticiliğini de kapsayan farklı pazarlama ve satış birimleri yöneticiliklerini yürüttü.

Sabire Ercan’la TechnoLogic programı için yaptığım röportajı şu adresten izleyebilirsiniz:
http://www.youtube.com/watch?v=IB48BiNnUgw

 
September 12

Öğrencilerin en çok çalışmak istediği şirket IBM

Almanya merkezli insan kaynakları araştırmaları şirketi Trendence’in Avrupa genelindeki üniversite öğrencilerine yaptığı anket sonuçlarına göre IBM, Avrupa’daki mühendislik, fizik ve bilgisayar bilimleri öğrencilerinin en çok çalışmak istediği kurum seçildi.

Bu sene beşincisi yapılan Avrupalı Öğrenci Barometresi (European Student Barometer) araştırmasına katılan 18 ülkedeki 40.000 işletme, ekonomi ve mühendislik öğrencisinin yüzde 41.9′u, IBM’i bilgi teknolojileri sektörünün en ilgi çekici işvereni seçti. IBM, kategorisinde geçen seneye göre 9 basamak birden yükselerek birinci oldu.

IBM Türk Üniversite İlişkileri Bölüm Müdürü Jale Akyel, sonuçlarla ilgili olarak, “Araştırma, BT sektöründe kariyer yapmak isteyen Avrupalı öğrencilerin IBM’i nasıl algıladıklarına dair net sonuçlar veriyor. IBM, Türkiye ve Avrupa’daki pek çok üniversiteyle ortak bilimsel projeler yürütüyor. Öğrencileri iş hayatının beklentilerine uygun mesleki formasyonla mezun olmasına sağlamaya çalışıyoruz. Araştırma bu çalışmaların da hedefine ulaştığını gösteriyor” dedi.

Trendence’ın Avrupalı Öğrenci Barometresi araştırması, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, İsviçre, Belçika, Hollanda, İrlanda, Danimarka, Norveç, İsveç ve Finlandiya’da gerçekleştirildi.

Üniversitelerin Ekonomi ve İşletme bölümleri ile Mühendislik, Fizik ve Bilgisayar Bilimleri bölümlerinde iki farklı grupta düzenlenen araştırmaya katılım e-posta yöntemiyle sağlandı. Çalışmada, öğrencilerin maaş ve çalışma saati beklentileriyle iş bulabilme beklentileri de ülkeler bazında araştırıldı.  

Novell’den Türkiye’ye büyük yatırım

Novell, en hızlı büyüyen ülkeler arasında ilk üç sırada bulunan Türkiye operasyonunu Novell Kuzey Bölgesi’ne bağlayarak, önümüzdeki dönemde Türkiye operasyonunu büyütme kararı aldı.

Geçtiğimiz yıl Deloitte’a en hızlı büyüyen pazarlar hakkında bir araştırma yaptıran Novell, rapor sonucunda Türkiye pazarına yatırım yapma kararı aldı. Novell’in Türkiye yatırım planını çalışanlara, müşteri iletişimine ve iş ortaklık yapısının güçlendirilmesine odaklı. Daha önce Novell Batı Bölgesi’ne bağlı olan Novell Türkiye, Deloitte’un raporunun ardından aynı büyüme potansiyeline sahip ülkelerin aynı kategoriye konma gereksinimi doğrultusunda Kuzey Bölgesi’ne bağlandı.

Yatırım kararı hakkında Novell EMEA (Europe, Middle East and Africa-Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Başkan Yardımcısı Anders Törnqvist, “Novell, Türkiye’de Kimlik Yönetimi ve Linux çözümlerinde büyük bir pazar elde etti. Bu pazarı büyütmek için yatırımın şart olduğuna inanıyoruz. Birkaç ay içinde Novell Türkiye’de inanılmaz değişikliklere şahit olacaksınız. Önümüzdeki dönemde Novell Türkiye ekibi büyüyecek. Eylül ayı içinde yeni ülke müdürü duyuracağız. Yeni yılda ise kamu projelerinde daha fazla yer almak için Ankara’da da olacağız. Novell olarak Türkiye’deki en önemli yeniliğimizi ise müşterilerine ve iş ortaklarına Türkçe hizmet verecek olan Novell Professional Services Türkiye (NPST) olacak” dedi.

Törnqvist, Ankara’da doğru iş ortaklarıyla yer alarak kamu tarafında Novell etkinliğini artırmayı hedeflediklerini belirterek, “Türkiye’de kamu tarafinda ihaleler ve ihale süreçleri biraz karışık işliyor. Kurulan hükümetle kamu tarafında yavaşlama söz konusu olsa bile bu planlarımızı etkilemez” dedi.

Anders Törnqvist Türkiye pazarı için şunları sözlerine ekledi: “Türkiye’de BT kullanımı birçok gelişmiş ülkeden çok daha ileri düzeyde. Bu nedenle biz Türkiye’yi gelişmekte olan pazarlar arasında değerlendirilmiyoruz.Ve yatırımlarımıza bunu gözönünde bulundurarak artırarak devam edeceğiz.”

Türkiye’deki Linux ve Kimlik Yönetimi alanında büyük potansiyeli göz ardı etmeyen Novell, eğitim, danışmanlık hizmeti ve teknik destek veren birimi Novell Professional Services’i (NPS) Türkiye’de de açma kararı aldı.

Novell Professional Services Türkiye (NPST) ile ilgili olarak bilgi veren Novell Doğu Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Türkiye Operasyon Direktörü Martin Smith, müşterilerinden gelen talep doğrultusunda Novell Professional Services adı altında 24 saat kesintisiz Türkçe hizmet vermeye başlayacaklarını, bundan sonra pazarın Novell’e bakış açısının değişeceğini Novell çözümlerini tercih etme ve teknolojisini kullanma konusunda değişiklikler olacağını dile getirdi.

Martin Smith; “24 saat Türkçe hizmet desteğimiz olacak. Son dönemde kurumsal müşterilerimizden yerel destek talepleri arttı. Müşterilerimizin bu ihtiyaçlarına yanıt vermek adına Novell Professional Services Türkiye’yi kuruyoruz. Müşteri telefonu açtığında Türkçe konuşan bir kişiyle karşılaşmak istiyor. Bu yatırımı daha önce de yapılabilirdik fakat pazarın hazır olmasını bekledik. Şuanda tam zamanı. Ayrıca iş ortaklarımıza da bu birimin büyük faydası olacak. Onlarda NPST’den istedikleri zaman yanıt alabilecekler. Ayrıca iş ortaklarımıza burada çeşitli eğitimler de veriyor olacağız” dedi.  

20 megabit internet geliyor

Türk Telekom’un yeni altyapı yatırımlarıyla internette mevcut ADSL sisteminin getirdiği hız sınırı aşılıyor. ADSL2 ve VDSL2 ile çok yakında internete 20 megabit hızda bağlanabileceğiz.

Türk Telekom, internet erişim hızlarının artırmak ve hizmeti daha kaliteli hale getirmek için altyapı yatırımlarına hız verdi. Türk Telekom, 2 milyon IP DSLAM portuyla internet erişim altyapısını yeniliyor. Şirket, yaklaşık 110 milyon avroluk yatırımla internet erişim altyapısına 2 milyon IP DSLAM port ilavesi yaptı. Yenilemelerde IP DSLAM adı verilen yeni nesil internet erişim cihazları sayesinde 20 megabitin üstünde bir hızla internet bağlantısı mümkün olacak.

Canlı sayısal TV yayını (Broadcast TV), isteğe bağlı içerik teslimi (Video on Demand), IP telefon ve yüksek kalitede video konferans gibi hizmetler, bu yeni altyapıyla mümkün hale geliyor. Yeni IP teknolojileri, yeni nesil ağlar (NGN), üçüncü kuşak mobil haberleşme hizmetleri ve IPTV taşıyıcı ağı için sağlam bir temel sağlıyor, geleneksel DSL teknolojilerinin kısıtlarını ortadan kaldırıyor.

IP DSLAM teknolojileri sayesinde ADSL2 ve VDSL2 gibi saniyede 20 megabitin üstünde geniş bant internet teknolojiler yakında kullanıcılara sunulacak. Ses, veri ve görüntünün üçlü oyun (Triple Play) adı altında birleşmesiyle, internet üstünden TV yayınlarının mümkün olması (IPTV), istenen anda istenen video içeriğine internet üstünden ulaşılması (Video on Demand), internet üstünden telefon konuşmalarının yapılması (VoIP) sağlanacak. 

Yeni iPod’lar daha zeki

Apple, iPod ailesine yeni bir ürün daha ekledi. ‘iPod touch’ dokunmatik bir ekrana ve kablosuz internet bağlantısına sahip. iPod touch’ın 4 bin şarkı alabilecek yeri bulunuyor. Müzik dinlenebildiği gibi, filmler ve televizyon programları da izlenebiliyor. Ayrıca yeni modelde kablosuz internet bağlantısı da var. 8 gb’liği 299, 16 gb’liği 399 dolara satılacak yeni iPod Touch, ay sonunda ABD’de piyasaya çıkacak. 2 inçlik ekrana sahip yeni iPod Nano da 149 dolara satılacak. Touch ve iPhone kullanıcıları, Starbucks’ta çalmakta olan şarkıyı 99 cent karşılığında indirebilecek.

iPHONE’DA BÜYÜK İNDİRİM

Apple firması bir dizi yeni iPod müzikçaları tanıtırken, iPhone adlı müzikçalar cep telefonunda ise büyük indirim yaptı. iPhone’daki 200 dolarlık damping, indirim kararından önce cihazı alan elektronik tutkunlarında büyük şaşkınlık yaratırken, birçoğu 8 gb’lik (gigabyte) iPhone’un fiyatının 599 dolardan 399 dolara inmesinden şikayet ederek, indirimi çok kısa sürede çok fazla olarak değerlendirdi. Apple şirketinin Başkanı Steve Jobs, gelen şikayet bombardımanı üzerine, bu cihazı eski fiyatından satın alanlara 100 dolar tutarında hediye çeki vereceklerini açıkladı.

 

2.6 milyar kişi ‘cep’ten konuşuyor

BM’ye bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin (UIT) verilerine göre, 6 milyar 600 milyon olan dünya nüfusunun 2 milyar 600 milyonunun cep telefonu var. Dünya genelinde 1 milyar 130 milyon kişi de internetin nimetlerinden yararlanıyor. Geriye kalanlar ise henüz ‘dijital devrim’le tanışmamış durumda.

Araştırmaya göre, 2000 yılından bu yana cep telefonu kullanıcı sayısı 3 kat artarak 2,6 milyara ulaştı. Verilere göre, dünyada 4 milyar insan sabit ve mobil olmak üzere telefon kullanıyor. UIT, 2004 sonundan 2006 sonuna kadar, sadece 2 yılda bir milyar cep telefonunun hizmete girdiğini, 2006′nın ilk 6 ayında Çin ve Hindistan’da 200 milyon yeni cep telefonunun satıldığını belirtti.

UIT’nin hazırladığı rapora göre, sanayileşmiş ülkelerde cep telefonu kullanma oranı yüzde 86, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 34 ve geri kalmış ülkelerde yüzde 8. Raporda ayrıca, 2004 sonunda 700 milyon olan internet kullanıcısı sayısının da 2006 sonunda 1,13 milyara yükseldiği kaydedildi. Ayrıca bu verilere göre 4 milyar insanın cep telefonu yok ve 5.5 milyar kişi internete ulaşamıyor. 

BenQ’dan yeni Joybook

BenQ bugün en son Intel Centrino Duo işlemci teknolojisi, SRS TruSurround XT teknolojisi, entegre kamera, BenQ’nun UltraVivid teknolojisine sahip parlak 13.3 inçlik geniş LCD ekran ve BenQ’nun Yaşamtarzı Tasarım Merkezi tarafından tasarlanmış olan son moda bir kapak içeren Joybook S32W’yı piyasaya sürdü.

BenQ, ödüllü diz üstü bilgisayar serisi Joybook’un en yeni üyelesi olan S32W, elmas kesimli logo ve gümüş şerit ile bezenmiş şık bir dış hatta sahiptir. BenQ’nun özel Lamine Metal Teknolojisini kullanan S32W, inci beyazı kapağı pop art unsurları içerirken onu trend belirleyici insanlar için güçlü bir ifade tarzı haline getiriyor.

S32W, SRS TruSurround XT teknolojisi kullanmaktadır. 1.3 megapiksel çözünürlükte Qeye web kamerası ve bir dahili mikrofona da sahip. Kompakt tasarımlı S32W, en iyi spesifikasyonlara ve renk performansına sahip 250nit seviyesinde yüksek parlaklık sağlayan BenQ’nun özel UltraVivid 13.3? geniş ekranıyla sunulmakta.

Yüksek çözünürlüklü WXGA görüntü paneli, parlaklığı ciddi oranda arttıran eşsiz DBEF (Görüntü Netliği İyileştirme Filmi) teknolojisine ve doygunlaşmış ve net renk sağlamak için, verilen ışığı toplayan düşük yansımalı bir parlamayan kaplamaya sahip.

Dahası, Joybook S32W Windows Vista işletim sistemi ile birlikte en son Intel Centrino Duo işlemci teknolojisi kullanmaktadır. Intel Core2 Duo işlemci ve Intel GM965 Express Chipset birden fazla uygulama açıkken bilgisayarın yüksek performansla çalışmasını sağlar.

Ürünün son kullanıcı fiyatı 1.299 Dolar + KDV olarak belirlendi.